Giriş yap! Hesap oluştur!
Ara
Şifreni mi unuttun?
07 Şubat 2018, Çarşamba 05:49
vazgeçişli yazı. çişli. hehe. - Sözümoki

vazgeçişli yazı. çişli. hehe.

hiçbir şey olmamış gibi görünen şu birkaç günde aslında çok şey değiştiğini bugün farkettim. neyin gerçek, neyin sahte olduğuyla yüzleşemiyordum, en sevdiğim gerçeğin aslında bir yalan olduğunu söyleyip duruyordum kendime içimden. yine meşhur flash tv oyunculuğumla ara sıra başımı ellerimin arasına alıp "ulu tanrım neden böyle kötü şeyler hep iyi insanların başına geliyor" diyordum. sonra farkettim ki başıma kötü bir şeyin geldiği yok. başına iyi şeyler gelmesine alışık olmayan bir insanın başına gelen iyi bir şeydim ve o da tüm zavallılar gibi mutluluk fikrine alışamayıp beni uzaklara iteledi. bir dönem hayatta en sevdiğim varlık bir kediydi ve gittiğinde ben de kısa bir zavallılık sürecinden geçmiştim.işin garibi o zaman uzaklara itelediğim herkes hala yakınımda duruyor. demek ki uzaklara itelemenin bile bir adabı varmış diye düşünüp kendi alnımdan öptüm.
hayatımdaki insanların hayatlarında değişen şeylerin suya atılmış bir taş gibi olduğunu ve o uzaklaştıkça büyüyen çemberlerin benim de hayatıma dokunduğunu düşünürdüm. benim suyuma atılmış taşın etrafındaki çemberler o kadar genişledi ki, haftalardır aklıma gelip belki selam dahi vermediğim insanlar günlerdir çok sevdiğim ve yokluğunu arayacağımı söylediğim bir ritüel için toplandılar, sabahları güzel günaydınlar, geceleri güzel rüya dilekleriyle uyutuluyoruz birbirimiz tarafından. sevdiğim yollarda yürünüyor, gittiğim her yerde sevdiğim şarkılar çalınıyor, verdiğim kilolara ve ellerimde beliren anlamsız yaralara birlikte endişeleniyoruz, güzel şeylere birlikte umutlanıyoruz, sevinçlerimizde sokak ortalarında zafer dansı yapıyoruz, ben hüzünlendiğimde birlikte uzaklara bakıyoruz, dertlerimizi kusup yerleri birlikte temizliyoruz. sonra düşündüm, bu benim gerçek hayatımdı ve ben her sözünün yalan olduğunu bilmeden senet kabul eden kahrolası gönlümle senin "biz bize yeteriz" lafını bile ciddiye alıp aylarca tek bir adamın gecesinin ve gündüzlerinin iyi olmasını diledim, tek bir adamla yaptım sevdiğim her şeyi, tek bir adamla endişelenip tek bir adamla uzaklara baktım. içimdeki sevgiyi bölmeyi reddedip tek bir adama yorgan oldum uykusuz gecelerimde. ne büyük aptallık.
söylediğim herhangi bir şeyi pür dikkat saatlerce dinleyip iyi olduğuma ikna olana dek ben kovmadıkça gitmeyen insanlarım varken parmağıma batan kıymığı bile sana anlatmak isteyişime anlam veremiyorum. hayatımda daima kanayacak tek yarayı sana anlatırken ve ağzından uyumama yetecek minik bir teselli beklerken "artık bana anlatmanı istemiyorum" dediğin gece kalbimden gelen kırılma sesini hafızamdan silemiyorum. sana her şeyimle gelmişken bana kendimi hiçbir şey gibi hissettirmek isteyişini affetmeyeceğim. beni buna kimsenin gücünün yetmeyeceğini bilecek kadar bile tanıyamamış olmana ise sadece gülüyorum. otobüs duraklarındaki yarım sigara izmaritleri gibi hissettirmek istemene sebep olan bencilliğinin ve özgüvensizliğinin sana ömür boyu kaybettireceğini bildiğim için sana dair kötü bir dileğim bile yok. kendine tek bir konuda bile güvenmeyen bir adama güvendiğim için tüm kötü dileklerim kendime.
seni iyi ve kötü tüm yanlarınla sevip bağrına basacağını bildiğin bir kadını kaybetmenin ağırlığı sana hayatın boyunca yetecek. kuruyan, acıyan yüzüne şefkatle krem süren, daima sana gerçek bir sevgiyle dokunan ellerimi özleyeceksin. başını koyduğunda hayattaki tüm yükleri unutup hayaller kurduğun omzumu özleyeceksin. sana yalansız, dosdoğru ve aşkla bakan ilk gözlerdi benim gözlerim. gözlerimi özleyeceksin. ne zaman yorulsan, bunalsan, hayat üstüne gelse kalbimden birkaç sayfa koparır sana okurdum, ismini söylerken titreyen ilk ve son sesi özleyeceksin. sonsuz huzur ve güvenle uyuduğun göğsümü özleyeceksin. kimsede bu sadakati göremediğinde, kimseye sırtını yaslayıp uyuyamadığında, soğuk kalbini yalan sevgiler ısıtamadığında, kimsenin sana hem dost, hem eş, hem yoldaş olamayacağını gördüğünde, kimse seni içten güldüremediğinde, sahte insanlar arasında daha da sahteleştikçe beni özleyeceksin. sana olan sevgim nasıl yara alacağını bildiğim halde sen beni üzerken bile seni yaralamayı bir ihtimal olarak görmeyişim kadar gerçekti. benimle gerçektin. gerçek ve huzurlu dünyam için seni seçmiştim. sen bana yalanlar söyleyip öylece bırakıp gitmeyi seçtin. yaralarım sarıldı ve artık kanamıyor, bana bir şeyler katan insanlarla yaşayıp gittiğim hayatım ve dostlarım yerli yerinde. hayallerimden içlerine onlara hiç inanmayan bir yalancıyı dahil ettiğim için özür diledim ve beni affettiler.
keşke tüm bunlar için geçerli bir sebebi olsaydı diyor hala kalbimin bir yanı. o yanını öldürdüğüm gün ara ara yoklayan hüznüm de yok olacak ve kurtulacağım vermek istediğin her acıdan. tüm bu yazdıklarımın doğru ve gerçek olduğunu biliyorsun ve bu bana yetiyor. belki şu an sahte bir mutluluktasın, belki boş bir sokaktasın. hala senin için kötü bir şey dileyemiyorum, umarım hayatı kaçırmazsın. umarım bir zavallı gibi güzel olan hiçbir şeyi kendine layık görmeden çirkinlikler içinde çürüyüp gitmezsin. kötü bir insan değilsin, biliyorum. umarım bir gün benim kadar sen de kendini sevebilirsin. iyi dileklerle geceyi kapatıyorum.
sokak lambaları sana emanet.

Facebook'ta Paylaş
Twitter'da Paylaş
1 kişi beğendi ·
Yazarın diğer paylaşımları;
Karikatür (Günün Karikatürü)
Hikaye (Günün Hikayesi)
Mesajlarına geç dönüş yapanlara ne söylemek istersin?
Sözümoki © 2018 - V.8