Yaprakları koparılmış bir papatya gibiyim;
Ne "seviyor" kaldı içimde,
Ne de "sevmiyor" korkusu...
Her kopan yaprakla biraz daha sustum,
Biraz daha kendime döndüm.
Beni en çok dikenler değil,
Çiçek uzatan eller incitti.
Çünkü yabancıdan gelen yara can yakar,
Ama sevdiğinden gelen yara
Ruhu sessizce paramparça eder.
Bir gün anladım;
İnsan bazen sevgiden değil,
Sevginin yanlış adresinden yoruluyormuş.
Kalbini emanet ettiğin kişi,
Onu taşımayı bilmiyorsa
En ağır yük yine senin omuzlarına kalıyormuş.
Şimdi rüzgâr esse de korkmuyorum.
Kopan yapraklarımı toplamaya çalışmıyorum artık.
Çünkü eksilmek,
Her zaman kaybetmek değildir.
Bazen eksilenler,
Gerçek benliğini ortaya çıkarır.
Ve biliyorum...
Bir papatyanın bütün yaprakları koparılsa bile
Kökü sağlamsa yeniden açar.
Ben de yeniden açacağım.
Bu kez beni seven için değil,
Kendime olan saygım için...
Çünkü bazı insanlar sana çiçek olmayı öğretmez;
Toprak olmayı öğretir.
Ve toprağın en güzel huyu şudur:
Üzerine ne kadar basılırsa basılsın,
Vakti geldiğinde yine umut yeşertir.