Takvimler sadece sayı sayar,
Oysa insanı yıllar değil,
İçinde taşıdığı sessizlik yaşlandırır.
Kimi daha yirmisinde çöker hayata,
Kimi sekseninde çocuk gibi güler.
Çünkü yaş dediğin şey
Yüzdeki çizgiler değildir sadece;
Bazı insanların ruhunda başlar kırışıklık.
Bir gün vardır…
İçine bir ölüm düşer mesela,
Bir vedâ, bir ihanet,
Bir yarım kalmışlık…
Ve o tek gün,
İnsanın omzuna on yıl bırakır.
Bazıları uzun yaşamaz aslında,
Sadece uzun sürer nefesi.
Çünkü yaşamak başka şeydir,
Hayata katlanmak başka.
Ben gözlerinde gençliği ölen insanlar gördüm,
Daha saçına ak düşmeden yorulan…
Gülüşü mezar sessizliği taşıyan,
Kalbi çoktan kışa dönmüş insanlar…
Ve anladım ki;
İnsan doğduğu gün değil,
İçindeki umut öldüğü gün yaşlanıyor.
Bir anahtar gibi tüketiyor hayat bizi…
Her kapıyı açarken biraz daha aşınıyoruz.
Kimi sevgide eskir,
Kimi yalnızlıkta…
Ama en çok da
Anlatamadığı acılarda yaşlanıyor insan.