Yaşadığım hiçbir şeyden pişman olamadım.
Çünkü her acı, bana başka bir kapı araladı.
Her düşüş, yeniden ayağa kalkmayı öğretti;
Her yara, ruhuma sessiz bir güç bıraktı.
Kimi geldi, yüzüme umut oldu.
Kimi gitti, içimde fırtına bıraktı.
Ama ikisi de aynı gerçeği fısıldadı:
Hiç kimse sebepsiz girmez insanın hayatına.
En çok güvendiklerim kırdı belki beni,
En çok sevdiklerim sessizce uzaklaştı.
Ama kalbim kin tutmayı değil,
Yeniden sevmeyi öğrendi.
Geceler oldu, sabaha çıkmaz sandım.
Yıldızlar bile bana uzak görünürdü.
Sonra bir sabah anladım;
En uzun gece bile güneşe yenilirmiş.
Kaybettiklerime değil,
Onlardan öğrendiklerime baktım.
Çünkü insan bazen kazanarak değil,
Kaybederek büyürmüş.
Yalnızlık ağırdı, biliyorum.
Ama o sessizlikte kendimi tanıdım.
Kalabalıkların sustuğu yerde,
Vicdanım bana yol gösterdi.
Ne bir gözyaşı boşa aktı,
Ne de çektiğim bir acı boşunaydı.
Hepsi sabrın kitabına yazılmış
Sessiz cümlelerdi.
Bugün dimdik durabiliyorsam,
Dün defalarca yıkıldığım içindir.
Çünkü en sağlam dağlar bile,
Fırtınalarla şekil alır.
Artık geçmişime kızmıyorum.
Çünkü o yollar olmasaydı,
Bugünkü ben de olmazdım.
Acılarım en sadık öğretmenim oldu.
Yaşadığım hiçbir şeyden pişman olamadım...
Çünkü her ayrılık bir başlangıçtı.
Her son, yeni bir kapının eşiğiydi;
Ve her iz, beni bana ulaştırdı.
Şimdi geriye dönüp baktığımda,
Ne kırgınlık taşıyorum ne de öfke.
Sadece şükrediyorum...
Beni ben yapan bütün yaşanmışlıklara.
Hayat bana kolay davranmadı.
Ama pes etmeyi de öğretmedi.
Bu yüzden başım dik, yüreğim huzurlu.
Çünkü pişman değilim... Yaşadım, öğrendim ve olgunlaştım.