Bir daha asla yazmam dediğim o isme,
şimdi parmaklarım titrerken ne yazarım?
Yılların biriktirdiği gurur,
bir anda erir mi, yoksa daha da mı yanar?
Sana “hoşça kal” derken gömdüğüm tüm kelimeler,
şimdi boğazımda düğüm olmuş bekliyor.
Özür mü dilesem, yoksa sustuğum o boşlukları
bir bir mi döksem önüne, utançla eğilerek?
Belki sadece şunu yazarım, en çıplak hâlimle:
“Sen yokken öğrendim ki,
‘asla’ kelimesi bile
insanın en büyük yalanıymış.”