Düşlerim küçük, ellerim boşken
gördüm ki her adım
başkasının sırtına eklenen bir taş olabiliyor.
O yüzden sessiz yürüdüm,
düşüncelerimi yastığa sakladım,
gülüşümü hep özenle hafiflettim.
Büyüdükçe anladım:
dünya yüklerle dolu,
herkes kendi ağırlığıyla savaşır.
Ben de sessiz bir nefes olmak istedim,
fazla yer kaplamadan,
sadece var olarak…
Ama bazen geceler uzun,
ve yük olmamak uğruna
kendi omuzlarımda taşımam gerekenleri
unutuyorum.
O zaman hatırlıyorum:
insan olmak, biraz da yük olmaktır
ve biraz da taşımaktır.
Yine de deniyorum,
çocukluğumdan öğrendiğim gibi:
hafif adımlarla yürümek,
sessizce var olmak,
ve kimseyi düşürmeden ilerlemek…