Bazen susmak, söyleyecek sözün bitmesi değil,
Bir cevabın kalbini yakacağını bilmektir.
Sorular çoğalır gecenin sessizliğinde,
İnsan en çok da kendine cevap veremez.
Kimi sorular vardır, dilin ucuna gelir,
Ama yutarsın; çünkü cevabı ağır gelir.
Bilmek mi daha acı, bilmemek mi dersin,
Sonra anlarsın, bazı gerçekler sessizlikte büyür.
“Niye böyle oldu?” diye kaç gece düşündüm,
Kimseye anlatmadım, içime gömdüm.
Belki bir cevap her şeyi değiştirecekti,
Ben cevaptan değil, değişmekten korktum.
Bazı insanlara soramazsın “Neden?” diye,
Çünkü gözleri bile anlatır gerçeği sessizce.
Bir kelime yeter, yılların hatırı kırılır,
Sen susarsın… o da susar, hikâye böylece biter.
İçimde yarım kalmış cümleler bıraktım,
Soramadığım sorularla gecelerce yaşadım.
Belki de her cevabı bilmek gerekmiyordu,
Bazı yaraları bilmeden de taşımayı öğrendim.
Şimdi ne soru soruyorum, ne cevap bekliyorum,
Kimin ne yaptığını artık sorgulamıyorum.
Çünkü zaman, herkesten daha dürüst konuşuyor;
İnsan sustukça değil, gerçeği kabullendikçe iyileşiyor.
Öğrendim ki hayatın en ağır tarafı,
Soruların cevapsız kalması değilmiş aslında.
Bazen cevap gözlerinin önündeymiş de,
İnsan sadece canı yanmasın diye bakmıyormuş.