Görürüz gölgenin bile nereye düştüğünü,
sözün hangi kalpte ağırlaştığını.
Suskunluğumuz acizlikten değil,
bekleyiştendir.
Çünkü biliriz,
her hakikat aceleyle değil
vakti gelince konuşur.
Bazı yaralar anlatılmaz,
olgunlaşır.
Bazı cevaplar hemen verilmez,
yerini bulur.
Biz sustukça
zaman yazdı içimize;
kim neydi,
kim neredeydi,
kim ne zaman gitti.
Her şeyin bir zamanı var,
sabır da bunun adıdır.
Gürültüyle değil,
derinlikle yürür yolumuz.
Ve vakit geldiğinde
sessizlik bile şahitlik eder
hakikatin kendine.