► Aynen öyle işte. Yoksa bende bilirim anlattıklarının her harfin manasını.
Mesele de orda ya işte. Hani Süreya'nın bi'lafı var "mutsuzluğa da var mısın" diye. Artık devir değişti, insanlar değişti, değerler değişti. Nereye baksan kendinden ötesini düşünmeyen, sorgusuzca gelişi güzel yaşayan ve evrendeki her şey ona itaatkarmış gibi bi'zihniyete sahip insanlar var. Oysa hayat bu kadar basit değil, her şeyi bu kadar basite indirgeyebilmek hak değil. Ürktüğü için hayvan taşlayan insan var. Bakarsan sözlükten hayvanın sözcük anlamına, "akılsız, duygusuz, kaba, hoyrat(kimse)" olduğunu göreceksin. Ve diyorsun ki sen "yoksa bende bilirim anlattığın her harfin manasını." İşte kolay değil o kadar, bunun için hayatını "şairlik vasfı altında, yazarlık, düşünürlük adı altında" çürüten insanlar var. Senin dediğin gibi olsaydı şayet, bunca şairiydi düşünürüydü boşuna var olurdu. Söz, hatta harf değmiyorsa doğrudan yüreğine, hayrete düşürmüyorsa seni yerdeki karınca bile ve mana dediğin şeyin kuvveti bu kadar zayıfsa sende; üzerine biraz düşünmeni tavsiye edebilirim. Ve mutsuzluğa, takatsizliğe, umutsuzluğa bahane çok da, mutluluk için yüreğinde ne var, ne kalmış, kendine önce bi'onu sor.