Giriş yap! Hesap oluştur!
Nedir?
Ara
Şifreni mi unuttun?
24 Mayıs 2020, Pazar 01:30 · 29 Okunma
Küçük Saydam İnsanlar - Sözümoki

Küçük Saydam İnsanlar

Dünyanın sorunu sevgisizlik. Benim acılarım, umutsuzluğumun sorunu. Hayata karşı bu yüzden umudum ve isteğim yok. Kimse kimseyi gerçekten sevmiyor. Kimse kimse için çok önemli değil. Çok fazla şey ifade etmiyor insanlar birbirleri için. Korkunç olan buna rağmen herkes birbirini çok seviyormuş gibi davranıyor. Oysa bu bencil insanlar için kimse o kadar da önemli değil. Kimse yaşama devam etme dayanakları, sebepleri değil. Yaşamın anlamı değil. Oysa bize böyle öğrettiler sevgiyi o özel şairler. Öğrenilmiş bir şey mi bu bilmiyorum ama ben böyle severim bir insanı. Herkesi sevmem zaten kolay kolay. Çevremdekilerin çoğu sıradan, stabil insanlar. Mecburi kalabalık. Metropolde herkes mecburi ilişki içinde çünkü.
Onun dışındakiler.. Ya çok severim ya hiç. Ya ölümü bile göze alırım ya da hiçbir şey ifade etmez o kişi benim için. Oysa insanlar için böyle olmadığını tecrübelerim öğretti bana. İnanmamak için çok uğraştım. Bir köşede sakladım hep sevgiye olan inancımı. Hala karşılıksız sevgiye, birbirini koşulsuz seven insanlara inanmaya çalışıyordum. Ama gerçekleri görmezden gelmenin bir sınırı var. Çok fazla kapatmıyorsun gözlerini. Çok acı bir şekilde açılıyor sonra o gözler. Sonuna kadar uğraştım ben görmemek için. Aptallığın sınırını zorladım bu inancımı kaybetmemek için. Bir sebebim olsun diye. Yaşama dair insanlara dair bir umudum, yaşamak için bir sebebim olsun diye. En sonunda kabullenmek zorunda kaldım işte. Kimse birbirini gerçekten sevmiyor. Kimse kimse için çok şey ifade etmiyor. Her sevgi gösterisini sorgulaman gerekiyor bu yüzyılda. Her sevgi belirtisinin altında bir sahtelik yatıyor çünkü. Sorgulaman, üstüne düşünmen lazım.
Oysa ben böyle sevebiliyorum. Zaten çok fazla katlanamadığım hayatta birini sevmek yaşama devam etmemi sağlıyor anca. Herkesin böyle olduğunu zannediyordum ben de aptal gibi. Ama Romeo ve Juliet'e özenip, Leyla ile Mecnun'a methiyeler dizip herkesi çıkarları için kullanan insanların devrinde yaşıyoruz. Ve bu beni çıldırtıyor. Kimsenin kimseyi gerçekten sevmemesi, her sevginin sahte oluşunu görmem delirtiyor beni. Ünlü yazarın da dediği gibi "İnsanların birbirleri için pek az şey ifade etmesi ben de genellikle göğsümü parçalamak, beynimi dağıtmak isteği uyandırıyordu." Beni ayakta tutan, bu saçma yaşama ve bencil insanlara tahammül etmemi sağlayan şey sevgiye olan inancımdı halbuki. Beni yaşatan şey hala birbirlerini gerçekten çok seven insanlar olduğu düşüncesiydi. Zaten katlanamadığım bu yaşama bu inanç sayesinde devam ediyordum. Şimdi bu inancımı da kaybettim. Ve yaşamaya nasıl devam edeceğimi bilmiyorum bu yüzden. Birilerini çok sevmiyorsan, birileri için hayatını vermiyorsan ne gibi bir anlamı kalır ki yaşamanın. Ben bunu anlamıyorum, ben bu çağda bu insanlarla yapamıyorum. Hep mi böyleydi insanlık yoksa zaman mı aldı bizden duygularımızı? Mantık elbette önemli ama duygular yaşamanın bir parçası. En önemlisi insan olmanın bir parçası. Onu kaybederek insanlığımızı da kaybettik biz. Modern çağ bizi bu hale getirdi. Bu çağın sorunu duygularını kaybetmiş zeki insanlar. Küçük saydam insanlar..

Facebook'ta Paylaş
Twitter'da Paylaş
1 kişi beğendi ·
Yazarın diğer paylaşımları;
Günün en sevdiğin vakti?